Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Sinemalarda Ne Var Ne Yok... l Biraz Deşarj Olalım:) l İnfo

MUSICTV

Yerli ve Yabancı Müzik Haberleri,video klipler MUSICTV bloggumda...

Temmuz 2007 tarihli yazilar (sayfa 4)Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

ASLI KONSER

KONSERLER
NEREDE, NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?


Beşiktaş Abbasağa Parkı | 09.08.2007
Aslı 9 Ağustos'ta Beşiktaş'ta



Gölcük Ford Otosan | 25.08.2007
Aslı, 25 Ağustos'ta Gölcük'te.



Rock'n'Coke | 01.09.2007
Aslı, 1 Eylül'de Rock'n'Coke'da sahne alacak.

 

KAYNAK: 

http://www.aslionline.com/aslionline/ 

Technorati Profile

Asrın'a hain saldırı...

Asrın'a hain saldırı...
Asrın'a hain saldırı...
Af grubunun vokalisti Asrın Balıkesir'de program yaptığı bardan çıktıktan sonra saldırıya uğradı.

Rock şarkıcısı Asrın’ın, Balıkesir’in Erdek ilçesinde program yaptığı bardan çıkarken 3 kişinin demir çubuklu saldırısına uğradığı bildirildi. Ağır yaralanan şarkıcının hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.

Kurucusu olduğu Af Grubu’ndan ayrılarak solist olarak müzik çalışmalarına devam eden, Barış Manço’nun ölümünden sonra Kurtalan Ekspresi’nde de bir süre solistlik yapan Asrın, iki gün önce sabaha karşı, 4 yıldır yaz sezonunda aralıksız program yaptığı bardan çıkarken saldırıya uğradı.

Yüzlerine kadın çorabı geçirdikleri öne sürülen kimliği belirlenemeyen 3 kişi, bardan çıkan genç şarkıcıya demir çubuklarla vurmaya başladı.

Zanlıların olay yerinden kaçtığı, saldırıda ağır yaralanan Asrın’ın Bandırma Dr. Mustafa Güven Karahan Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındığı bildirildi.

Beyin cerrahi uzmanı Dr. Haluk Erdem, yaptığı açıklamada, demir çubuklarla dövülen Asrın’ın hayati tehlikeyi atlattığını söyledi.

Asrın’ın sabaha karşı yoğun bakım ünitesinden kliniğe alındığını ifade eden Erdem, genç şarkıcıda beyin kanaması riski oluşmadığını kaydetti.

Emniyet yetkilileri, zanlıların kimliklerinin belirlenmesine çalışıldığını, olayla ilgili olarak şarkıcı Asrın’ın ifadesine başvurulacağını bildirdiler.

Kaynak:Patlican 

Technorati Profile

Emre Aydın - Gripin Konser

Emre Aydın - Gripin
Kaynak:Patlican 
Emre Aydın - Gripin
Türü: Türk Rock
Tarih:
08 Ağustos 2007 Çarşamba
Saat: 21:00
Fiyat:
22,50 YTL
Mekan:
Ooze Venue
Kazım Karabekir Cad. No: 46 Bornova Ata durağı

Bornova/İzm
Technorati Profile

Burak Kut'la tanışmak ister misin?

Röportajın kralını ben yaparım diyosan...
Röportajın kralını ben yaparım diyosan...
Haftanın ünlüsüyle ilgili soruyu doğru yanıtla, röportajınla yurt çapında patla!
20 Temmuz - 9 Ağustos tarihleri arasında her hafta; Patlican üyeleri 'haftanın ünlüsü' ile tanışma ve röportaj yapma fırsatı yakalıyor! Röportaj, her Cumartesi, Radikal Cumartesi ekinde tam sayfa olarak, üstelik şanslı Patlican üyelerinin kendi imzalarıyla yayınlanıyor.

Sen de bu fırsatı yakalamak istiyorsan ya da 4300'a ücretsiz SMS göndererek haftanın ünlüsüyle ilgili soruyu doğru yanıtla, onunla röportaj yapma şansını yakala!

İşte soru;
Burak Kut'un son albümünün adı nedir?

Süperrr! Nasıl katılacağım?

Haftanın ünlüsü ile ilgili sorunun doğru yanıtını ya bu sayfadan ya da 4300'a SMS yoluyla gönder.

Bu arada SMS'e ismini yazmayı unutma (Orn: cevap Ali isik)

Doğru yanıt verenler arasında yapılacak çekilişle 3 şanslı Patlıcan üyesi belirlenecek. Eğer şanslı Patlıcan üyesi sen olursan, röportajın kralını yapma fırsatı senin!

Hemen belirtelim; gönderilen SMS'ler ücretlendirilmeyecektir.

Ünlüler her hafta değişecek mi?

Evet! Her hafta Cuma günü, bir sonraki haftanın ünlüsü bu sayfada yayınlanacak.

Kazanıp kazanmadığımı nereden öğrenicem?

Her Cuma bu sayfadan öğrenirsin.

Diyelimki kazanan benim?

Şimdi yapman gereken; Cuma günü bizden gelecek telefonu beklemek ve/veya 444 1500 nolu telefondan Avea Müşteri Hizmetleri'ne ulaşmak. Unutma Cuma saat 17:00'a kadar sana ulaşamazsak ya da sen bizi aramazsan, hakkın yedeklere devrediliyor. Hem siteyi sıkı takip et, hem de hattın hep açık olsun.

İsmin kazananlar listesinde yer alıyorsa, şimdiden tebrikler! Hadi hemen hazırlıklara başla, en geç Pazartesi veya Salı şöyleşiyi yapmak üzere İstanbul'da seni bekliyor olacağız.

Detaylar?

Detaylar için yarışma şartnamesini mutlaka tıkla!
Technorati Profile

Ebru Gündeş Biyografi

Ebru Gündeş

Ebru Gündeş

- 12.10.1974 İstanbul doğumlu. İlkokulu Ankara'da okudu. Daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a gelen Ebru Gündeş, maddi imkansızlıkları yüzünden öğrenimini yarım bırakmak zorunda kaldı.

- Küçük yaşlarda sesinin güzelliği çevresindekilerce farkdildi. Daha sonra bir yakınları, o sıralar kurulma aşamasında olan Raks Neşe Müzik'in ortağı Neşe Demirkat'a Ebru Gündeş ve annesi Müjgan Kumartaşlıoğlu'nu götürerek görüştürdü.

- Dinlediği ilk anda büyüleyen ve bu muhteşem sesi Türk halkının beğenisine sunmak istediğini söyleyen Neşe Demirkat, Ebru Gündeş'i ünlü prodüktör Koral Sarıtaş ve Selçuk Tekay'ın profesyonel ellerine teslim etti.

- Koral Sarıtaş, sahne tecrübesi kazanması için Ebru Gündeş'in Emel Sayın'a vokal yapmasını istedi. Sayın'a bir ay vokal yapan Gündeş, ilk sahne deneyimini böylelikle yaşamış oldu.

- Bu gelişmeleri takiben 1994 yılında ilk albümü "Tanrı Misafiri" çıktı. Ajda Pekkan'ın seslendirdiği bu şarkıyı Ebru Gündeş'in sesi ve yorumuyla dinleyenler onu benimsemekte güçlük çekmediler. Ve o günlerde "Bu kadar küçük bedenden, böylesine kuvvetli bir ses nasıl çıkar" diyenlerin hayranlıkları her geçen gün daha da arttı.

- İlk albümüyle müzik piyasasındaki kalıcılığını ispat eden Ebru Gündeş 1.250.000'lik bir tiraj elde etti.

- Bir anda Türkiye'nin gündeminde bomba gibi patlayan Gündeş'in bu başarısı ikinci albümü "Tatlı Bela" ile iyice perçinlendi.

- Daha sonra üçüncü albümü "Ben Daha Büyümedim" diğer çalışmalarını takip eden başarılı bir albüm oldu.

- Dördüncü albümü "Kurtlar Sofrası".

- Beşinci albümü "Sen Allah'ın Bir Lütfusun"

- Altıncı albümü "Dön Ne Olur" ile müzik marketlerdeki yerini alan Ebru Gündeş'in bu çalışması son dönemin en iyi satan albümleri arasında yer almaktadır.

- "Dön Ne Olur" albümünün basın tanıtımı sırasında elim bir rahatsızlık geçiren Ebru Gündeş, 1 Aralık 1999 günü beyin kanaması teşhisiyle yattığı hastanede 2 ciddi ameliyat geçirerek 16 Aralık 1999 günü taburcu oldu.

- 2001 yılında çıkardığı yedinci; AHDIM OLSUN isimli albümünde Türkiye'nin en iyi söz yazarları, bestecileri ve aranjörleriyle çalışan Ebru Gündeş albüm kalitesi ve tirajıyla müzik piyasasının gündemine oturmayı yine başarmıştı.

- 2003 yılında ise adı ŞAHANE albümü sevenleriyle buluştu. Sekizinci albümüyle bugüne kadar elde ettiği başarıyı ve satış grafiğini yakalayan Gündeş; bunun haklı gururunu taşıdı.

- Dokuzuncu albümü BİZE DE BU YAKIŞIR kariyerinin en güzel ve verimli günlerini yaşadığını söyleyen Ebru Gündeş, KAÇAK isimli müzik kariyerinin onuncu albümünü Emre Plak etiketiyle Aralık 2006'da müzik marketlere sundu...

Technorati Profile

Röportaj Özgün: "Anladım ki şımararak hiçbir yere gelinmiyor"


Özgün

İlk albümü "Elveda"yı 2005 yılında çıkaran Özgün, "Aşk Çiçeği", "Elveda", "Günahkar", "Kandırman Lazım" ve "Şeytan" isimli şarkılarıyla geçen yazın en sevilenleri arasında yerini aldı. 1.5 yıllık bir hazırlık döneminin ardından ikinci albümü "Nöbetçi Aşık"ı çıkaran genç popçu, "Kıvırır" adlı Mustafa Sandal'ın vokal desteği verdiği şarkısıyla yaza hızlı bir giriş yaptı. Albümünün asıl patlamasını slow şarkılarla ekim ayında yapacağını söyleyen Özgün, kulüplerde şarkı söylediği dönemlerde şımardığı için işinden olduğunu, bir daha böyle bir kayıp yaşamamak için dikkatli olduğunu söylüyor...

* İlk albümünüz 'Elveda' size ne kattı, hayatınızda neler değişti? En önemli getirisi, bana dinleyenlerimle tanışma fırsatı vermesiydi. İlk albüm için demiştim ki; 'Albümümle insanların kapısını çalıyorum, içeri davet ediyorlar ama misafirlik ne kadar sürecek ikinci albüme bağlı'. Çok iyi misafir ettiler. Kolay olmayan bir işi başardık ilk albümde. Şarkıların kuvvetiyle yürüdük. Pek çok insan beni tanımasa da şarkılarımı öğrendi.

* Ne kadar ünlendiniz? İlk albümde şarkılar her zaman benim önümdeydi. İsmimi değil şarkılarımın adını biliyordu insanlar.

* Bu bir promosyon taktiği miydi? Özellikle seçmedik ama bundan rahatsız da olmadık. Sadece şarkılar ve kliplerle ortadaydık. İnsanların kafasında Özgün'ün görüntüsü ile şarkıları birleşemedi ilk başta.

* Albümlerinizden önce bar çalışması yaptığınız dönemde şımardığınızı, ardından işinize son verildiğini söylemişsiniz. Profesyonel müzik hayatınız başladıktan sonra bu deneyimi göz önüne alarak daha mı temkinli davrandınız? Bütün hayatımı etkileyen bir olay o. Şu anda yapıyor olabilirdim o hataları. Çok küçük yaşta neden öyle bir havaya girdiğimi bilmiyorum ama şımarmıştım. Bu olay sonradan benzer bir şey yaşamamın önüne bir set çekmiş oldu. Anladım ki öyle şımararak falan bir yere gelinmiyor. Benim insanlara en çok ulaşan yanım; sempatim, samimiyetim. Şarkılarımı saf ve temiz bir yürekle yapıyorum. Eğer bu yürek kirlenip, duygularım değişmeye başlarsa şarkılarıma yansıyacaktır.

* Ün, kirletecek bir faktör mü? Nasıl kullandığınıza bağlı. Şöhret olmak için hayatınızdan ödün vermeye başladıysanız, bu insanı bitirip ruhunu kirletir.

* Yeni albümünüz "Nöbetçi Aşık"ın kapağında isminiz iki satıra yayılarak yazılmış. "-Ün"; üne, şana şöhrete kapılmayacağım' anlamına mı geliyor? İsmim zor bir isim. Özgür'le çok karıştırılıyor. İlk logomuzda da Ö, o'ya benziyordu. Daha anlaşılır bir şey yapsak dedim. Bu tamamen bir logo çalışması aslında. Ama tabii ki oradaki '-ün' siz söyleyince hoşuma gitti... Çok güzel, evet biz de öyle düşünmüştük zaten... (Gülüyor)

* Bu albüm ilki ile çok yakın sanırım... Tarzınızda, şarkıların yapısında çok fazla bir değişiklik yok değil mi? Duygusal parçalar daha mı ağırlıkta? İlk albümün slow şarkıları çok daha isyankardı. Bu kez karşı tarafı suçlamayan, o yalnızlığı kabullenmiş bir Özgün var. Şarkıların yoğunluğu daha fazla oldu. Yaşanmışlıklara bir de bu iki yılın yaşanmışlıkları katıldı. Albümün sonlarına doğru 'Kumru', 'Bir Yaşıma Daha Girdim' ve 'Sar Beni' adlı üç slowu ardarda koyduk. İnsanlar slow bir şarkı dinlerken ardından hareketli bir parçayla dağılmasın istedik. Hareketli şarkılar da ilk albüme göre daha hareketli.

* Albümünüz bu yaz kendine nasıl bir yer bulur? Çıkmış olan en keyifli albümler arasında olur. Ekim ayına kadar çok iyi bir satış grafiği yakalar. Şarkılar çalar ama ekim ayında albüm çok iyi bir patlama yapar duygusal parçalarla birlikte. Albümün asıl zamanı o zaman...

* Yaptığınız müziğin paralellik gösterdiğini düşündüğünüz isimler hangileri? Hoş bir rekabet var tabii ki, olmak da zorunda. Albümüm çıktığından beri arabada radyo dinliyorum. Bakıyorum kimin şarkısı en çok çalıyor diye. Herkesin içinde hoş bir kıskançlık olur. 'Daha iyisini yapmalıyım' diye. Bu duygu insanı hep daha iyi müzik yapmaya teşvik eder. Ukalalık olarak algılanmasın ama benim çıktığım dönemde çıkıp (2005 Kasım) hâlâ var olan fazla isim yok. Son 5-6 yılda da çok fazla insan çıkmadı. En iyi çıkış yapan Yalın oldu. Ondan sonra da o kadar iyi bir patlama olmadı. Bu sene Emre Aydın iyi bir çıkış yaptı. Kulvar olarak değil ama yaptığımız müzik, tarz Emre Altuğ, Yalın, Kenan Doğulu, Mirkelam ile aynı çizgide. Ama tabii ben onlardan daha geriden geliyorum. Onlar 15 yıldır bu işi yapıyor. Ben daha yolun çok başındayım. Onlarla birlikte bu yolda yürümeye çalışıyorum.

* Bu yaz çıkan albümler arasında hangilerini beğendiniz? Mustafa Sandal, Emre Altuğ ve İzel'in albümünü beğendim. Zaten kötü işler yapan isimler değil hiçbiri. Bir de Yalın'ın albümü çok iyi. Demet Akalın ve Hande Yener'in şarkıları da güzel...

* Bu yazın en hit 5 şarkısı? 1. Özgün-'Kıvırır' / 2. Mustafa Sandal-'Gününü Gün Edeli' / 3. Emre Altuğ-'Kapış Kapış' / 4. Demet Akalın-'Tatil' / 5. Yalın-'Cumhuriyet'

* Hande Yener'in Serdar Ortaç ve Demet Akalın'ın şarkılarına 'bakkal' şarkısı yorumu yapmasına ne diyorsunuz? Mühim olan iyi müzik yapmak. Ben kimsenin albümüne 'kötü' deme hakkı bulmuyorum kendimde. Düşünsem de söyleme hakkım yok bence. Çünkü her müzisyen iyi bir şey yapmak için albüm yapıyor.

* Albümde Mustafa Sandal'ın da vokal desteği var size. Nasıl bir araya geldiniz? Çok büyük sürprizdi benim için. Albümün prodüktörü İskender Paydaş. Yapımcım da, ortağım Tolga Tezsevin. Tolga Mustafa Sandal'ı çok seviyor. O dönem de İskender ağabey Mustafa Sandal'ın yeni albümündeki "Çoban" adlı şarkısının aranjesini yapıyordu. Sürpriz yapayım demiş. "Kıvırır" şarkım için bir vokal geleceğini söyledi. "Saat 01.30'da gelecek" diyor, şaşırıyoruz "o saatte kayıt mı olur?" diye. Bekliyoruz gelmiyor... Sonunda bana söyledi. Mustafa Sandal'ın süper bir enerjisi var! Geldi, o bildik hareketleriyle "Harika şarkı, burada bir eksiği var, ben şimdi bunu yaparım" dedikten sonra vokal yapmaya başladı. Böyle bir dönemde yanımızda olan çok büyük bir destekti. Kendi albümü de çıkıyordu, buna rağmen gelip destek vermesi; sevdiğim ve beğendiğim bir müzisyeni, kişilik olarak daha da değerli yere koydu.

* Kenan Doğulu da albümü ilk dinleyen olmuş. Onay alma ihtiyacı mı duydunuz? Onay değil... Yarım bir şarkımız vardı. İçinden çıkamıyorduk. O bu tip konularda çok yaratıcı. Belki o bir şeyler yapar dedik. O dönem de o kadar yoğun ki... Eurovision zamanı... Onu gönderirken şarkıların demolarını da yollayalım dedik. Çok olumlu yorumlar yazdı. Onun desteği de manevi olarak çok önemliydi bizim için.

Kaynak: SEZEN BAŞARAN GÜNAYDIN

Technorati Profile

Röportaj Gülşen "Ama Bir Farkla"...

Gülşen

Gülşen, Ercan Saatçi'nin prodüktörlüğünde çıkardığı "Gülşen-Ama Bir Farkla" adlı yeni albümünde müzisyen kimliğinin ön plana çıkarıldığını açıkladı: "Eski albümlerimde güzelliğim ön plana çıkarılıyordu. Yeni albümümde ise söz yazarlığım ve yorumcu kimliğimin altı çizildi, çok mutluyum" dedi...

Özel hayatıyla ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Gülşen, mimar sevgilisi Fahrettin Aykut'la evleneceğinin de müjdesini verdi: "Bir kaç ay içinde evlenip Londra'ya yerleşeceğiz. Fahrettin, Londra'da bir otelin işini aldı. Dolayısıyla uzun bir süre orada kalacak. Ben de onun yanında olacağım. Bundan böyle bütün işlerimi oradan yürüteceğim."

- Hande Yener, "Bakkal şarkısı yapanlar" dedi ve ortalık karıştı. Siz ne diyorsunuz bu bakkal polemiği için? Bu tarz kavramları anlamıyorum. Anlamadığım için de bir yorumda bulunmayacağım. Yalnız şunu söylemek isterim; müzikle uğraşanlar konuşmazlar, sadece üretirler...

- Gelelim yeni albümünüze, daha doğrusu 'gerçek' albümünüze... Evet, gerçek albümüm "Gülşen-Ama Bir Farkla" bu hafta piyasaya çıktı. Ercan Saatçi gibi başarılı bir müzisyen prodüktörle çalışmanın mutluluğunu yaşıyorum. Prodüktörüm müzisyen olunca doğal olarak bu albümde müzisyen kimliğim ön plana çıkarıldı. Diğerlerinde böyle değildi.

- Nasıldı? Herkes iyi bir yorumcu olduğumu, iyi beste yaptığımı biliyordu. Ama projeler, güzel bir kadının projesi olarak sunuluyordu. Bu albümde söz yazarlığımın, besteciliğimin ve yorumcu kimliğimin altı çizildi. Güzel kadın ve imaj geri plana atıldı. Benim de istediğim buydu. Çok mutluyum. Bu albüm, müzik kariyerimde profesyonel bir adımdır.

- Ancak "Of Of" klibindeki seksi kız Gülşen hâlâ hafızalarda. Şimdi o işleri yapmaktan pişman mısınız? Hayır, o işlerden asla pişmanlık da duymuyorum. Ama dediğim gibi artık müzisyen gibi yaşayan, yaratıcı, üretici Gülşen'in ön planda olmasını istiyorum. Allah'ın bana vermiş olduğu yetenekler varken, dişiliğimi ön plana çıkarmaya hiç gerek yok.

- Albümde sözü Ercan Saatçi'ye ait olan 'Kara Böcükler' isimli bir şarkı var. Kim bu kara böcük ya da böcükler? Bu şarkıda kime gönderme yapıldı tarzı düşüncelere kapılmak bencilce bir davranış olur. Sanatçı, diğerlerinin göremediği şeyi gören, hisseden, bunu da sözüne ve müziğine yansıtandır. Kara böcükler, insanlığın en aşağılık yerinde duranlara, yani kötü kalplilere, kötülükle beslenenlere, hasta ruhlulara bir söylemdir. Ben çok sevdim sözlerini. Çünkü çok şey anlatıyor.

- Yani sizin yaşadıklarınızı, hayatınızdaki kişileri mi anlatıyor? Sanat ve sanatçı kavramını idrak edememiş insanlar ancak bunu kişiselleştirirler. Oysa ki sanatçı demek, günlük hayattaki olaylara herkesin gözüyle bakmamak demektir. Ercan Bey'in sadece Gülşen'in yaşadıklarından etkilenip bu sözleri yazdığını sanmıyorum. Çünkü günlük yaşamın içerisinde yaşanan o kadar olumsuzluklar var ki, gündem kötü kalpli insanların eylemleriyle dolu. İşte bu şarkı, tüm kötülüklere baş kaldırıyor.

- Sizce bu kara böcükleri yok etmenin bir formülü var mı? Var tabii, onları kabul etmemek. Ben kabul etmiyorum mesela...

- Nasıl etmiyorsunuz? Yaptıkları kötülükleri iyi enerjimle geri gönderiyorum. Dünyada iki denge unsuru vardır; iyilik ve kötülük... Belki zaman zaman bu denge bozulup, kötülüğün ağır bastığı oluyordur. Ama ben ilahi adalete ve Allah'ın üzerimizdeki enerjisine çok inanıyorum. Hayatınızda neyi kabul ederseniz onlar içeri girer. Kötülüğü üzerinize alırsanız, mutsuz olursunuz. Almazsanız o kötülük sizi etkilemez, gider sahibine çarpar. Bunu da zaman içerisinde görürsünüz zaten.

- Siz gördünüz peki? Tabii ki... Ben, bana yapılan her şeyi, iyiliği de kötülüğü de görüyorum. Her gelen kötü enerjiyi sevgiyle geri gönderiyorum. Çok iyimsersiniz diyeceksiniz ama mutluluğumu buna borçluyum. Çok mutlu bir kadınım. Hayattaki en büyük hırsım, mutlu ve huzurlu olmak. Kara böcükler için bile iyi şeyler düşünmek gerek. Kötülüğün cevabını ancak iyilikle verebilirsiniz.

- Albümde "İhtilaller" adlı bir şarkı var. Hiç ihtilal gördünüz mü? Görmüşüm ki, bu şarkıyı yazmışım. (Gülüşmeler) 1980 ihtilalinde çok küçüktüm, hatırlamıyorum. Ben bu şarkıda ihtilalin aşk versiyonunu anlattım.

- Duygusal darbeyi yani... Öyle...

- Bu darbe nasıl bir iz bıraktı sizde? Yaşanan her olumsuzluk, hayata karşı sizi daha da güçlendiriyor. Her şey insanlar içindir. Yaşadığım tüm duygulara, olumsuzluklara, bana değer katan her zerreye teşekkür ediyorum. Bunlar, beni ben yapan şeylerdir. Ben çok güçlü bir kadındım ama bu darbe beni daha da güçlendirdi. Güç, yaşananlara nereden baktığınızla ilgilidir. Ben işe iyiliğin penceresinden baktım. Her üzüntü bana bir anlam kattı. Yoksa kahrımdan ölüp, bitmedim.

- Bir takım mesaj ve kamera kayıtlarıyla tehdit edildiğinizi söylediniz... Sözünüzü kestim ama bu konu mahkemeye taşındı. Dolayısıyla konuşmak istemiyorum.

- Neden şimdi mahkemeye müracaat ettiniz? Bekledim ama iş artık akıl almaz boyuta ulaştığı için mahkemeye başvurdum.

- Erol Köse ne istiyor olabilir sizden? Bilmiyorum ki... Sadece ben ne istediğimi biliyorum.

- Ne istiyorsunuz? Huzur ve mutluluk. Kimsenin ne istediğini düşünecek kadar zamanım değersiz değil. Hayat o kadar kısa ki, çok hırslı olmaya gerek yok. Yastığa başınızı koyduğunuzda huzurlu uyuyabiliyorsanız, en büyük zenginlik budur bence.

- Erol Köse bir röportajında, "Elimi çekince daha mı yükselir, yoksa düşer mi zamanla göreceğiz" demiş... Nedir durumunuz? Maddi ya da manevi bir kaybınız var mı? Hiç öyle bir kaybım yok Allah'a şükür. Benim şu anda durumum belli. Beni mutsuz etmek isteyenleri çok mutsuz görüyorum bu arada...

- Peki Gülşen Hanım, Reha Muhtar desem... Bu konularla ilgili konuşmak istemiyorum ama sadece şunu söylemek isterim ki, yanımda olan herkese çok teşekkür ediyorum.

- Biraz da yeni sevgilinizden söz edelim. Fahrettin Aykut'la nasıl tanıştınız? Yeni bir ev aldım. O evin dekorasyonu için birkaç mimar ile görüştüm. Görüştüğüm mimarlardan biri de Fahrettin'di... Onu ilk gördüğüm an, "Tamam işte bu" dedim. Yani o an aşık oldum. Aynı şeyleri Fahrettin de hissetmiş. Çok klasik bir adamla çok klasik bir kadın, derinliği olan bir aşk yaşıyor işte... Bizim ilişkimizin tarifi böyle. 1950'lerin aşkını yaşıyoruz. Birbirimizi çok iyi tamamlıyoruz, mutlu ediyoruz ve en önemlisi kırmıyoruz. Fahrettin evlenip, çocuk yapabileceğim bir adam. Bunu yürekten hissettim. Daha ne olsun.

- Ne zaman evleniyorsunuz? Çok yakında. Bir kaç ay içinde... Bir an önce gelinlik giymek istiyorum. Bu arada Londra'ya yerleşiyorum. Bundan böyle bütün işlerimi oradan yürüteceğim. Fahrettin, Londra'da bir otelin işini aldı. Dolayısıyla uzun bir süre orada kalacak. Ben de onun yanında olacağım. Galiba artık hep orada yaşayacağım.

- Neden? Bu bir kaçış olarak algılanmasın. Bir ayağım orada, diğer ayağımda burada olacak. Londra'da yaşamak, kendime verdiğim bir ödül. Sevdiğim adamın yanında olmak ve müzikal eğitim almak istiyorum...

- Evli kadına, sahipli kadına dokunulmaz ya... Bu yüzden evlenmek, Londra'ya giderek sorunlardan uzaklaşmak istemiş olabilir misiniz? Ben, içinde aşk olmayan hiçbir yerde olmam. O yüzden benim ana dilim aşktır. Evliliğe uzak duran, evlilik kavramıyla uzaktan yakından alakası olmayan birisiydim. Çünkü çevremde örnek alabileceğim bir evlilik yoktu. Annem ile babamın aşkına hep çok özendim. Fahrettin bana bunu hissettirdi. O yüzden evlilik bu kadar gündemimde.

- Erkekte ne etkiliyor sizi? Çok detaycı birisiyim. Detaylara aşık oluyorum. Ben sevgiye dönüşen bir aşk istemiyorum. Sevgiye dönüşmenin verdiği rahatlık ve vurdum duymazlık duygusu beni çıldırtır. Aşık olunca her anım, her şeyim o insana göre programlanır. Kimyam değişir. Bir bakış, söylenen bir söz, bir hareket benim için çok önemlidir. Önemsendiğimi hissetmek beni etkiliyor ve mutlu ediyor. Aşkta önemli kişi olmaya seviyorum. Çünkü ben de karşımdaki insana bunu hissettiriyorum.

- Peki bu yeni imajınızla ilgili ne diyeceksiniz. Biliyorsunuz dün Kelebek'te bir haber çıktı. Mert Alaş ve Marcus Piggott ikilisinin "Travel" adlı moda çekiminde kullandığı her şey, sizin yeni fotoğraflarınızda kullanılmış. Söz sizde... Biliyorsunuz saçım bir yıldır siyah. Kimi zaman uzuyor, kimi zaman kısalıyor. Proje bana sunuldu, bende beğendim ve kabul ettim. Çekimler bir teknede yapılacaktı. Fakat tekne ayarlanamayınca fotoğrafçının ofisine çok yakın bir yerde bu çalışmayı gerçekleştirdik. Benim ne müzikte ne de imajda esinlenerek bir şey yapmam söz konusu bile olamaz. Dediğim gibi proje, kıyafetiyle, saçıyla her şeyiyle hazır halde bana sunuldu. Ben de beğendim.

- Son soru: Galiba 'Detay' şarkısının ilginç bir öyküsü var. Evet, Fahrettin'le beraber yaptığımız bir şarkı bu. Bir gün Fahrettin'i kızdırdım. Onu üzdüğüm için de çok üzüldüm. Sabah 05.00'te bu sözleri yazdım, sonra da onu uyandırıp, okudum... Çok beğendi... O kadar beğendi ki hayatında ilk defa beste yaptı. Şarkının ilk bölümünün bestesi ona aittir.

Röportaj: Sema DENKER - Hürriyet Gazetesi

Technorati Profile

Zerrin Özer’den yepyeni bir albüm

 

Zerrin Özer’den yepyeni bir albüm


Zerrin Özer, önümüzdeki günlerde yepyeni albümü ile müzik marketlerde yerini almaya hazırlanıyor...

26 yeni şarkının yer aldığı 2 CD’lik albümde Şehrazat, Bülent Yetiş gibi Türk pop müziğinin önemli bestecileri ile çalışan Zerrin Özer, iki cover parçaya da albümünde yer veriyor.
Technorati Profile

Nil Amerika turunda

 

Nil Amerika turunda


Türk pop müziğinin farklı sesi Nil Karaibrahimgil, Eylül ayında Brezilya’da konser vermeye hazırlanıyor.


Farklı tarzı ve yaptığı çalışmalar ile büyük beğeni toplayan Nil Karaibrahimgil, yaz başından bu yana İlhan Erşahin’in grubu Wax Poetic ile Amerika’nın bir çok eyaletinde konserler vermişti.

 

Son olarak Montreal Caz Festivali’nde sahne alan sanatçı, önümüzdeki günlerde Alaçatı’da kendi tarzının çok dışında olan Wax Poetic ile birlikte bir caz konseri vermeye hazırlanıyor. Eylül ayında Brezilya’da sahne alıcak olan ekip, daha sonra Paris’te projenin son konserini vermeyi planlıyor...Technorati Profile

Zeynep "YIKIL"

    
Albüm:     Yıkıl
Sanatçı:     Zeynep
Çıkış Tarihi:     19 Temmuz 2007 Perşembe
Şirket:     OZAN VİDEO FİLM

Zeynep "YIKIL" Kamera Arkası 

 

Technorati Profile
Zargan İngilizce Sözlük