 | Beş yaşında konservatuvara giren Pınar Toprak, yaptığı film müzikleriyle ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden bir besteci... En son, bu hafta vizyona giren 'Fall Down Dead/Dehşet Gecesi' filminin müziklerini yapan Toprak, bugüne kadar pek çok önemli projede yer aldı |
Babasının desteğiyle küçük yaşta İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda müzik eğitimine başlayan Pınar Toprak, okulu bitince hayallerini süsleyen dünyanın en önemli müzik okullarından biri olan ‘Berklee College of Music'e girme şansı yakalıyor. Önce caz bölümüne kayıt yaptırıyor ardından kendini daha iyi hissettiğine inandığı film müziği eğitimine başlıyor. Böylece müzik ve sinemaya olan tutkusunu birleştirmiş oluyor. Şansının, başarısının ve çalışkanlığının da yardımıyla, Oscar ödüllü film müziği bestecisi Hans Zimmer'la çalışmaya başlamasının kariyeri için çok önemli bir ayrıntı olduğunu düşünüyor. Chicago’da yaşayan ve son dört yıl içerisinde yaklaşık 18 filmin müziğini yapan genç bestecinin ‘Behind Enemy Lines 2/Düşman Hattı 2: Felaket Ekseni’, ‘Say It In Russian’, ‘Pirates Of The Caribbean/Karayip Korsanları’, ‘The Last Samurai/Son Samuray’ ve ‘King Arthur/Kral Arthur’ gibi filmlerde imzası bulunuyor. Son olarak cuma günü vizyona giren ve başrollerini Dominique Swain, Mehmet Günsür, David Carradine ve Udo Kier’in paylaştığı ‘Dehşet Gecesi’ filminin müzikleriyle gündeme gelen genç sanatçı ile sanat yaşamını ve projelerini konuştuk.
İDOLÜYLE ÇALIŞMA İMKANI YAKALADI
Master teziniz Kaliforniya Devlet Üniversitesi Senfoni Orkestrası tarafından çalınmış. Bu sizi gururlandırdı mı?
Kesinlikle. Bölüm başkanı, tezimin ilk aşamalarını gördüğünde bana bu parçanın orkestra tarafından çalınmasını isteyip istemediğimi sordu. Ben de tabii ki ‘seve seve’ dedim. Çünkü öğrenci bestelerini repertuarlarına almayalı neredeyse yaklaşık 15 yıl olmuştu.
Konservatuar eğitiminden sonra Chicago'ya taşındınız. Bu kariyeriniz için de dönüm noktası oldu sanırım...
Berklee'ye başladığımda caz piyano bölümüne girdim. Caz için Berklee'nin ortamı çok iyi ama ben kendimi iyi hissetmedim. Bir gün cebimde 20 dolar kalmıştı, ailemden para gelmesine birkaç gün vardı. Cebimdeki son parayla bir müzik markete girip Hans Zimmer'in müziğini yazdığı ‘Prince Of Egypt’ soundtrack'ini aldım ve bütün gece dinledim. Ertesi gün uyanır uyanmaz bölümümü film müziğiyle değiştirdim. O günden sonraki hedefim Berklee'yi bitirip Hans Zimmer'le çalışmaktı. O benim idolümdü, ekibinin bir parçası olmayı istiyordum. Yanında staj yapmaya başladım. 6 ay sonra Hans bana iş önerdi ve o gün itibarıyla resmi olarak ekibinin bir parçasıydım. Berklee dışında UCLA film müziği şirketinde de çalıştım. Kaliforniya Devlet Üniversitesi'nde kompozisyon dalında master yaptım.
Pek çok kişinin hayali Berklee College of Music'te okumak... Bu dönemde hiç çalışmanız oldu mu?
Berklee'den mezun olduğumda 19 yaşımdaydım. Film endüstrisinde profesyonel olarak kimsenin beni kaale almayacağı bir yaştaydım. Çeşitli öğrenci filmlerine beste yaptım ama film müziğiyle faturaları ödemeye okuldan sonra başladım. Hans Zimmer'le çalışmaya başladıktan sonra yolum açıldı.
Bugüne kadar yaptığınız çalışmalar neler?
Son 4 yıl içerisinde yaklaşık 17-18 filme müzik yazdım. Bunların arasında 20th Century Fox için yazdığım ‘Behind Enemy Lines 2/ Düşman Hattı 2: Felaket Ekseni’ var. Birkaç ay önce Faye Dunaway ve Stephen Brand'in rol aldığı ‘Say It In Russian’ adlı filmin müziklerini bitirdim ve geçen ay NBC’ye bağlı Sci-Fi kanalı için ‘Loch Ness’ adlı bir korku filmine müzik yaptım. Hans Zimmer'le çalıştığım yıllarda ‘Pirates Of The Caribbean/Karayip Korsanları’, ‘The Last Samurai/Son Samuray’ ve ‘King Arthur/Kral Arthur’ gibi filmlere beraber müzik yaptık. En son da, bu hafta vizyona giren ‘Dehşet Gecesi’ filminin müziklerini hazırladım.
Daha çok ne tarz filmlerin müziğini yapmak ilginizi çekiyor?
Senaryo güçlüyse ve ekrana iyi aktarılmışsa her tarzın zevki farklı oluyor. Romantik ve drama türü filmlere müzik yapmaktan keyif alıyorum ve kendimi daha iyi ifade edebiliyorum. Korku ya da gerilim filmlerinde ise akustik enstrümanlar ve synthsizer kullanarak farklı sound’lar yakalama fırsatı buluyorum. Aksiyon filmlerine de epik müzikler yazmak hoşuma gidiyor. İşimin güzelliği de bir tarz seçmek zorunda kalmadan, her proje için farklı müzikler yazabilme şansımın olması...
AMAÇ YÖNETMENİ MUTLU ETMEK
Film müziği yazarken öncelikle nelere dikkat edersiniz?
İlk düşündüğüm şey müziğin işlevi, ne anlatmaya çalıştığım ve izleyenleri nasıl hissettirmem gerektiği... Filmi birkaç kez seyredip, sindirip yazmaya başlıyorum. Müziğin üzerinde çok düşündüğümde sonuç beni mutlu etmiyor. Film müzikleri bilinçaltımıza girer ve filme karşı reaksiyonumuzu değiştirir. Müzik bestecinin kalbinden ve ruhundan yazılmışsa izleyici bunu hisseder. Müzik, birçok sanat dalı gibi sübjektif ve doğrusu yanlışı yok. Ama biz film bestecileri bir yere kadar artistik olarak serbest bırakılsak da müzikten anlamayan bir prodüktör gelip her şeyi allak bullak edebiliyor, işin gerçeği bu.
Sizce yapımcıların sizi tercih etme nedeni nedir?
Önem verdiğim şey filme hizmet vermek ve yönetmeni mutlu etmek. Mükemmel bir besteci olsan da filmi anlamıyorsan, yönetmenle aynı hisleri paylaşmıyorsan güzel bir soundtrack çıkmayacaktır.
Türkiye'de film müziği alanında çalışma yapanları nasıl buluyorsunuz?
Türkiye çok hızlı ilerliyor. Ama Türkiye’deki film sound'u Amerika’dakinden farklı. Türkiye'de bu işi hakkıyla yapan kişilerden birisi Ozan Çolakoğlu. Ozan'la aynı dönemde Berklee'deydik. Diğer bestecileri buradan takip edemiyorum.
Dehşet Gecesi filmi için nasıl bir çalışma yaptınız?
Hep Türkiye ile alakalı bir projede yer almak istemiştim. Hepimizin tatmin olduğu bir soundtrack çıktı ortaya. Türkiye'de film nasıl karşılanacak bilemiyorum ama filmin yönetmeni Jon Keeyes'le çalışmak keyifliydi.
Bundan sonraki projeleriniz neler?
Bu hafta Hindistan ve Amerika ortak yapımı bir filme başlıyorum. Ardından Sci-Fi kanalı için bir filme başlayacağım. O bittikten sonra da Çin Olimpiyatları sırasında çıkacak olan bir animasyon filminin müzikleri var.
akşam
Technorati Profile